Bu tasarımdaki ana menüye dikkat ederseniz, siz sayfayı aşağıya doğru ilerletince menünün de sayfayla beraber aşağıya doğru ilerlediğini göreceksiniz. Fakat ne vakit menü sayfanın en üstüne ulaşırsa, o vakit hareket etmeyi kesiyor ve olduğu yere, yani sayfanın en üstüne sabitleniyor. Deneyin ve görün. Siz sayfayı aşağıya doğru ilerletmeye devam etseniz de navigasyon hep sayfanın en üstünde sabit olarak konumlandığından dolayı sayfanın neresinde olursanız olun menü hep gözünüzün önünde oluyor. Fena değil, değil mi?
Aslında bu sistemi K2 teması kullanıyor. Ben de kodu oradan çıkarıp ihtiyaçlarıma göre düzenledim. Gelin size nasıl yapıldığını anlatayım.

Birkaç gün önce yayınlamış olduğum ‘Müşteriyle paradan konuşmak‘ başlıklı yazdımda da belirttiğim gibi, Haziran ayında bir gazete için hazırlamış olduğum ancak bazı nedenlerden dolayı teslim edemediğim farklı bir konsepte sahip haber sitesi tasarımımı bugün kaynak dosyalarıyla birlikte sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım bu birilerinin işine yaracaktır.
Dikkat: Tasarımda kullanılmış olan marka ve logolar hayal ürünüdür.
devamını okuyunHiç şüphesiz sIFR birkaç sene önce yayınlandığında ben dahil birçok web tasarımcısı çok heyecanlanmış, web’de bir dönümün eşiğine gelindiğini söylemiştik. Öyle ki, web sitelerinde farklı fontları kullanmak kısmen mümkün olmuştu. Bunun üzerine makaleler yazmış, iyi ve kötü yönlerini konuşmuştuk. Sonra CSS3 her yazı tipini desteklemeye başlayınca, web’e dilediğiniz fontu kullanma özgürlüğü önce Safari 3 sonra da Firefox 3 ile gelmişti.
sIFR her ne kadar basit kullanımlı, iyi bir çözüm olsa da düzenleme için Flash programına ihtiyaç duyulması ve .swf formatını kullanması iki büyük dezavantaj. Bu yazıda da, size FLIR’i, yani webde Flash olmadan istediğiniz fontu nasıl kullanacağınızı göstermek istiyorum. Siz metninizi yazıyorsunuz, FLIR onu istediğiniz stilde bir grafiğe dönüştürüyor.
devamını okuyunPopüler çevrimiçi proje yönetim sistemi Basecamp‘in yapımcıları 37signals‘daki bir makalelerinde web için arayüzler tasarlarken neden direk olarak kağıttan CSS/XHTML’e geçtiklerini, bir tasarım aşamasında Photoshop ve benzeri programlara neden el sürmediklerini anlatmışlar.
En önemli neden olarak Photoshop taslaklarının »tıklanabilir« olmamasının gösterildiği yazıda, grafik editöründe detaylara harcanan sürenin tamamen kayıp zaman olduğu anlatılmış. Ayrıca bu programda metinlerin normal bir HTML sayfasına göre çok farklı olduğuna da değinilmiş. Daha birçok madde sıralamışlar, tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
37signals‘daki bu arkadaşlar farklı bir konuya değinmiş olsalar bile, bu konuya dar bir açıdan baktıklarını düşünüyorum. Hoş, eğer siz de sadece kendi projeleriniz için çalışmaktaysanız, Photoshop’ta detaylarla uğraşmak zaman kaybetmek için en kolay yöntemdir. Bu durumda kağıda çizim yapabilir veya favori text editörünüzle işe koyulabilirsiniz; sonuçta taslağınızı CSS/XHTML’e çevirecek, tüm detayları son olarak orada vereceksiniz.
devamını okuyunCSS ve XHTML tasarım hayatımızın içine öylesine girdi ki, HTML’de tablo kavramını yavaş yavaş unutuyor olduk. Yine de o zamanlardan kalma bazı özellikleri de özlemiyor değiliz. Onlardan biri de, her web tasarımcısının muhakkak aşina olduğu, çok kolonlu tasarımlarda kolonların boyutlarını eşit tutamama durumu. Ne yazık ki CSS şu anki haliyle yan yana yerleştirilmiş div’lerin boyutlarının içeriğe göre otomatik olarak uzamasına izin vermiyor. En azından bildiğimiz şekliyle ;)
devamını okuyunSon zamanlarda aldığım e-postaların ana teması olan ‘hayatta mısın’ sorusuna açık bir cevap veriyorum: Evet :)
Çok da beklenmedik olan birkaç haftalık Türkiye ziyaretinden sonra, blogun yönetici panelinde olmak bana mutluluk veriyor. Üstelik yanımda getirdiğim memleket havasıyla… Sistemde bitirilip yayınlanmayı bekleyen taslak çok.
Hem sizi, hem de onları daha çok bekletmemek için şimdilik iyi çalışmalar, iyi bayramlar diliyorum efendim…
devamını okuyunGeçen sene söylediklerimiz gerçekleşti: sIFR, gerçekten de birçok siteye renk kattı. Tasarımcılar hem arama motoru dostu, hem de güzel görünümlü başlıklarla mutlu oladursun, sIFR el değiştirdi ve daha da geliştirilmiş yeni versiyonuyla kendisini beğendirmek için tekrar yollara çıktı.
Yeniliklerden geri kalmamamız için, yeni versiyonun getirdiği gelişme ve avantajlardan bahsedip, yepyeni kullanım tekniğine bir göz atmak istiyorum.
devamını okuyunYazıyı okumaya başlamadan önce durun ve üzerinizdeki aksesuarlara bir bakın; kolunuzdaki saatiniz, bileğinizdeki takınız, parmağınızdaki yüzüğünüz. Belki burnunuzdaki piercing, kol kaslarınızı daha da ortaya çıkaran dövme. Belki onlarsız dışarıya çıkamayacağınız, sizi siz yapan bu aksesuarlar, giyim ve stilinizi tamamlayan küçük; fakat önemli unsurlar. Tıpkı web sitelerinden tanıdığımız, sürekli gözümüze çarpan, biryerlerde asılı olarak bize göz kırpan o küçük faviconlar gibi.
devamını okuyunYıllardır süre gelen büyük bir tartışma vardır. Windows kullanıcıları Windows’u savunurken Mac’i dışarı vurur, Mac OS X kullanıcıları da kendi işletim sistemlerini savunurken Windows’u yerden yere vurur. İki kullanıcı grubunun bahaneleri de genellikle ‘şu şunu bundan çalmış’ olur. Microsoft’un yeni jenerasyon işletim sistemi Vista’ya aylar, Apple’ın yeni jenerasyon olmayan işletim sistemi Leopard’a da 5 gün kala (çünkü Tiger zaten yeni jenerasyondu) gerçek ‘hırsız’ı aramaya koyulalım. Zira eğer ki Vista’nın beta sürümünü yükleyip göz attıysanız, onun Apple’ın 5 gün sonra ‘eski’ olacak işletim sistemi Tiger’a pek de benzediğini farketmişsinizdir!
devamını okuyunKısa süre önce Michael Dell’den, ve onu liderliğe taşıyan birkaç özelliğinden bahsetmiştim. Mustafa Özel’in ‘Evet, velet Dell henüz 8 yaşındayken 9 yılını aradan çıkarmak istiyordu’ cümlesiyle anlattığı bir felsefesi daha var ki, Dell’in bu günlere şans eseri gelmediğini adeta kanıtlıyor.
devamını okuyun