… muhakkak en zor noktadır. Müşterinize kendinizi doğru ifade edememek, onu kaybedeceğinizden korkmak, o ara ‘ne kadar olsa iyidir’ kadar paraya ihtiyaç duymak, dolayısıyla kendinizi ucuza satmak, fiyatı iş öncesinde görüşmemek… Proje sırasında yaptığımız bu hatalar aslında özgüvenimizi aynalıyor. Kalitemiz ne olursa olsun, özgüvenimiz kadar kazanıyor, etrafımızdakileri onun kadar besliyor, onun istediği arabaya biniyor, ya da isterse bisikletle idare ediyoruz. Patron ya da freelancer olmanın bazıları için zor, bazıları için de kolay tarafı işte bu olsa gerek: Biz, özgüvenimiz kadar yaşıyoruz. Gelin bugün, projelerde fiyat ve para konusunda en çok yapılan hatalardan konuşup, onları uzaklara yollayalım.
Kim daha önce bir müşterisinden şu sözleri duymadı ki: “Seninle birçok projede çalışacağız, birçok iş yapacağız.” Bu işin güzel yanı da, bir de müşteri “Bundan dolayı senden uygun bir paket fiyatı istiyoruz” dedi mi, işin tüm büyüsü kaçmıyor mu… Ben şahsen bu lafları çok kez işittim, bu cümlelerin sizlerin de kulağına pek de yabancı gelmediğini biliyorum. Bu sözlerin projenin kalitesiyle, ona harcanan zamanla hiçbir alakası yoktur. Her proje birbirinden farklıdır. Yaptığımız şeyler aynı olsa, zaten bu işi yapıyor olmazdık. Müşteriyle hiç çalışmadığınız takdirde uygun, kendi değeriniz altında bir fiyat vermek, bir de üstüne temel bir paket fiyatı oluşturmak büyük hatalardır. Öyle ki bir proje için 3 saate, diğer biri için 30 güne ihtiyaç duyabilirsiniz. Özellikle ’sürekli çalışma’ ve ‘benzer işler’ vaatleri üzerine kendi fiyatınızın altına düşerseniz ne projeyi istediğiniz gibi yapabilir, ne de hakettiğinizi alırsınız.
Unutulmamalı ki, tam donanımlı uzun bir limuzini küçük bir araba fiyatına alamazsınız. Bunu bilen Avusturyalı sanat yönetmeni Norbert Tomasi soruyor: siz işe bisikletle giderken, patronunuzun neden uzun bir limuzin sürdüğünü sanıyorsunuz?
Bazı zamanlar vardır ki, insanın az da olsa paraya ihtiyacı vardır. İşte o para, o anki projeye bağlıdır ve müşteriniz sizden bir fiyat istemektedir. Evet, bu gerçekten zor bir durum. Ancak unutmayın, eğer müşteriniz size geliyorsa, bu sizin işinizi iyi yaptığınız anlamına gelir. İyi olan herşeyin fiyatı öyledir. Eğer müşteriniz bunu anlamıyorsa bu müşteri listenize iyi gelecektir. İyice düşünün, iki taraf için de en doğru fiyatı teklif edin. Hakkınızın üzerini kesinlikle almayın, ama fiyatı müşterinin belirlemesine de izin vermeyin. İyi bir müşteri fiyatı indirmeye çalışsa da işinize haklı değeri verecektir. Kötü bir müşteri sadece fiyata odaklanır. Proje için en iyi durum, iki tarafın da galip olarak masadan kalkmasıdır.
Sizden daha ucuzu kesinlikle vardır. Fakat bir müşteri neden biriyle çalışmak ister? İşini beğendiği için. Eğer müşteriniz ’sizden daha ucuzu da var’ veya ‘bak başkası şu fiyata yapıyor’ derse, onların siz olmadığını unutmayın. Çünkü sizden ucuzları ya kendilerinde bir avantaj göremiyorlardır, ya da dünyanın bir ucunda yaşıyorlardır. Siz de orada yaşamak ister miydiniz? Nefesinizi olduğunuz yerde alın, verin. İşinizi severek yapın. Bir sonraki müşteri muhakkak gelir…
Yaptığınız işe değer veriyor, müşterinize sunduğunuz hizmetin kalitesini gerçekten konuşuyorsanız parayı ilk adımda umursamazsınız. Zira bu, herşeyden önce paraya değer verdiğiniz anlamına gelir ki — müşteriniz hizmetinizin ikinci planda olduğu hissine kapılır. Tamamen de haklıdır. Herşeyi zamanına bırakın, onun da sırası muhakkak gelir…
Hizmetinizi sundunuz, işinizi yaptınız ve teslim ettiniz. Bu evreye kadar paradan bahsetmeyen birinin olacağını sanmıyorum, direk atlıyorum. Lakin ay geçer de müşteriden haber alamazsanız, hemen uyarınızı gönderin. Bu konuda çekinmeyin, zira hiç bir iyi müşteri hakkınızın peşinden dilenmenize izin vermeyecektir. Ona da biraz zaman tanıyın, ancak emeğinizin üzerine oturmasına izin vermeyin. Eğer aylar geçer de müşterinizde parayı ödeme hissi göremezseniz, imkanınız dahilinde avukatınızı devreye sokun. Olmadı elinizden geleni yapın. Pes etmeyin. Baktınız ki gerçekten büyük bir hata yapmışsınız, projeyi saklayın – eğer müşteri onu kullanmaya başlarsa bunu bilerek ücretsiz olarak indirime sunun.
Eğer sadece söyleşmeyle çalışıyorsanız bilirsiniz ki her iş sözleşmesiz çalışmaya oranla daha düzenli, doğru ve zevkli geçecektir. Sözleşmede bulunan anlaması zor kelimelerden midir nedir, proje evreleri daha farklı, güvenli bir hal alır. Zira aynı müşteriniz gibi, sizin de bir güvenceye ihtiyacınız vardır. O güvence iki tarafın okuyup imzalayacağı basit bir sözleşmeden ibarettir. Zoque’daki bu konu üzerinde farklı sözleşme örnekleri bulabilirsiniz.
Çok açık ve net söylüyorum: babanız bile olsa bunu yapmayın. Müşterinizin size güvenmemesi demek, ‘her an kaçıp gidebilirim’ demekle aynıdır. Eğer iyi bir müşteriyle çalışıyorsanız, burada zaten herhangi bir sorun yaşamazsınız. Ama müşteriniz bundan kaçınıyorsa, ‘zaman kaybı yaşarız’, ’sen bana güvenmiyor musun?’ gibi laflarla bunu geçiştirmeye çalışıyorsa, unutmayın ki bunun bir nedeni vardır. Bu hatayı ben de çok yaptım, fakat buna daha fazla izin vermeyeceğime eminim.
Öyle ki çok değil yaklaşık 4-5 ay önce, Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden birine, bir Alman gazetenin konseptinde bir tasarım yapmam istendi. Gazetenin web bölümünün başındaki kişi daha önce çalıştığım, saygı duyduğum bir abim olduğundan herhangi bir ücret almadan tasarımı yapmaya başladım. Bana 2 hafta süre verildi, ben 1 haftada tamamlayacağım dedim. Tasarımı yaptığım sırada gösterdim, onayı aldım. Gerçekten beğendiğim, üzerinde severek çalıştığım bir tasarım oluyordu. İkinci hafta birgün tasarımı teslim etmek istediğimde ‘oranın şefi’ bana geciktiğimi söyledi. Gecikmiştim, çünkü 1 haftayı geçirmiştim. Birgün öncesinde herşey günlük gülistanlıktı, sonrasında böyle bir durum. Sonra gelen telefon konuşmaları, ‘şefin’ laubali tavırları, ve en kötüsü sitede web ekibinin başında olduğu yazan ‘abimin’, ‘yapabileceğim birşey yok’ demesiydi.
Sonuç şu ki, biz Türkler her ne kadar duygusal olsak da, bu işte duyguya kesinlikle yer olmaması. Orada harcadığım 10 gün belki bana maddi açıdan birşey getirmedi ama, kendimi genç sayabileceğim bu yaşta büyük bir ders verdi bana… Umarım bunu kelimelerle anlatmak bile ihtiyacı olana aynı dersi verebilir…
Bu arada, yaptığım tasarımı yakında ilgili logoları çıkartarak kaynak dosyalarıyla birlikte indirilmek üzere yayınlayacağım.
Hayat sadece para peşinde koşmak değil. Hayat yeteneklerinizden diğer insanların da faydalanabilmesine izin vermek. İşte tam da bundan dolayı, eğer bir gün biri sizden sosyal sorumluluk amaçlı birşeyler yapmanızı rica ederse, önce düşünün sonra karar verin. Ta ki arkasında maddi bir kazanç durumu yer almadıkça, ara sıra diğer insanlara, yardım kuruluşlarına, sosyal vakıflara, kampanyalara bir web sitesi hazırlamak, poster tasarlamak, kreatif bir metin yazmak muhakkak bizden bütün zamanımızı çalmayacaktır.
Bir de unutmayın ki: “What you give is what you get” (Verdiğiniz kadar alırsınız.)
Sunduğunuz hizmetin bir değeri vardır. Sizin tasarımınız da bir değerdir. Müşterileriniz ucuz olduğunuz için değil, iyi bir sonuç alabilmek için sizinle çalışmak ister.
Bu işte duygusallığa yer yok! Karşınızdaki hep aradığınız, hep çalışmak istediğiniz hayallerinizdeki müşteri olsa da… Unutmayın, hayallerinizdeki müşteri ancak sizin onunla çalışıp çalışmak istemeyeceğinizi, bir işi ne kadar zamanda bitireceğinizi bilmek ister. Fiyatı olabildiğince düşürmek, faturayı iş sonunda almak gibi konuları değil…
Unutmayın ki birilerine hizmet sunarak fakir birinin parasını almıyorsunuz. Eğer ajans veya şirketler için çalışıyorsanız, onların kazancının ancak sizin hizmetinizle geleceğini bilin. Bundan dolayı onlara size verdikleri paradan çok daha fazlasını alacaklarını bildiğinizi gösterin.
Para değerlidir, ancak sunduğunuz hizmet daha da değerlidir. Alacağınız para için savaşın, onun için elinizden geleni yapın. Ancak böyle olduğunda müşteri listemiz bir gün işimize değer veren, bizimle çalışmayı seven, sonuçtan memnun kalan, ve bundan dolayı severek ödemesini yapan müşterilerle dolacaktır.
Etiketler: ücretlendirme, fiyat, müşteri, para, pazarlama, pazarlık
YORUMLAR
TOPLAM 20 YORUM.
Yorumlarınız değerlidir. Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi belirtebilir, yardım talebinde bulunabilirsiniz.
Burcu Tüzün, (#) - 2.10.2008
kesinlikle katılıyorum. Amaa… Üzgünüm her iki tarafın da önceliği paradır. Müşteri minimum vermek işi yapan maksimum almak ister. Kimse kimseyi kandırmasın.Arada benim gibi bir kaç saf çıkıp haklısın sevgili müşterim ama sözünü ettiğin proje için senin verdiğin kadar emek harcamayacağım çok veriyorsun diyebilir. Veya müşterinin yüzüne sen bununla sokaktaki dilenciyi mutlu edemezsin diyebilir. Dürüst olmak lazım. Müşteriye de kendine de. Win-win diye bir şey yok. Bir taraf her zaman fazla verir.
Muhammet Sevim, (#) - 2.10.2008
Sizin durum da güzelmiş :) Özgüven zaten kendine karşı dürüst olmak anlamına geliyor. Düsürt olmak da müşteriye kendini anlatabilmek…
fatihturan, (#) - 2.10.2008
Alışılmışın dışında bir yazı okuduk. Çok güzel anlatmışsın bu mevzuyu. :)
Yeni başlayan arkadaşlar için önemli bir konu.
Oğuzhan, (#) - 2.10.2008
Nedir bu para sevdası Muhammed, öteki tarafmı götüreceksin ?
:))
Muhammet Sevim, (#) - 2.10.2008
@Fatih çok teşekkür ederim :) Yararlı olduysa ne mutlu.
@Oğuzhan para bahane, mesela kendine duyduğun özgüven. :P
ahmet alp balkan, (#) - 3.10.2008
çok faydalı olmuş. eline sağlık. aslında böyle çok profesyonel kesime hitap etmeyen, yenilere yol gösteren yaklaşımda yazılar yazman güzel.
bir de bu işe rehberlik yapsan çok güzel olacak. örneğin sözleşmeli çalışmaktan bahsettin. buraya birkaç sözleşme örneği koyarak internetten bulunmayan bir kaynağı oluşturmuş olursun.
Latif Sobot, (#) - 4.10.2008
gerçekten ellerine sağlık muhammet, yaşayıpta dile getiremediğimiz herşeyi yazmışsın.. umarım herkez bir ders çıkarır.
Muhammet Sevim, (#) - 4.10.2008
Yorumlar için çok teşekkürler :)
@Ahmet, sanırım gözünden kaçmış; yazıda da verdiğim bu linkte aslında yeterli sayıda sözleşme örneği var. Fakat sadece öğretici web ve grafik makalelerinin yanında bu tür yazılara da devam etmeye çalışacağım.
Muhammet Sevim » Ücretsiz bir haber sitesi konsept ve tasarımı · Görsel iletişim tasarımı, Web standartları (CSS/XHTML) ve dünyada olup bitenler üzerine…, (#) - 4.10.2008
[...] gün önce yayınlamış olduğum ‘Müşteriyle paradan konuşmak‘ başlıklı yazdımda da belirttiğim gibi, Haziran ayında bir gazete için hazırlamış [...]
HMERT, (#) - 5.10.2008
Aydınlatıcı “yeni”lere yol göstertici olmuş. Fakat ben de bu tür yazıların birçoğnu okuyup bismillah deyip piyasaya girmiştim. İyi ki girmişim hayat fakültesi kesinlikle her türlü kitaptan yazıdan daha iyi öğretiyor. Burda marifet; en fazla tecrübe eğer zarar ediyorsanız da en az zararla çıkmaktır.
Numan Arda, (#) - 7.10.2008
Yararlı ve gerçeklerle dolu, biraz da pişmanlık duygusuyla yazılmış güzel bir yazı.
Yazının şu kısmına dikkat çekmek istiyorum:
“Unutmayın ki birilerine hizmet sunarak fakir birinin parasını almıyorsunuz. Eğer ajans veya şirketler için çalışıyorsanız, onların kazancının ancak sizin hizmetinizle geleceğini bilin. Bundan dolayı onlara size verdikleri paradan çok daha fazlasını alacaklarını bildiğinizi gösterin.”
İşte tasarımcılar olarak layığıyla yapamadığımız da bu sanırım.
Ayrıca, Burcu Tüzün’ün “Bir taraf her zaman fazla verir.” sözü çerçevelik.
***
“Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden birine, bir Alman gazetenin konseptinde bir tasarım yapmam istendi…
…neticede param ödenmedi.”
Cem Yılmaz’ın bir gösterisinde dediği gibi “İvet, iveet, aynı kaynım.”
Ne yazık ki benzer bir durumla karşılaştım ve iş yaptığım “taraf” kaliteli bir dershaneydi.
Çoğu freelancerın benzer anıları vardır. Tecrübe etmeden uzman olunmuyor. Kavanoz dipli dünya.
Teşekkürler paylaştığın için.
ilyas TEKER, (#) - 21.10.2008
Tek kelimyle harika!
Üzerine ekleyecek birşey bırakmamışsın hocam :)
Sefa AYDIN, (#) - 18.11.2008
Gerçektende benim eksik olduğum konu. yaşadığım şehirde (bolu) abi kardeş ilikisi yürümektedir. ve burada asla para mevzsu açılmaz. ben bu yüzden boludan nefret ediyorum ya :D
yazınız için teşekkür ederim. beni bu sayfaya getiren eburhan.com’a ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.
meğersem ben ne boş sayfaları takip ediyormuşum :D
fikret, (#) - 22.11.2008
Daha giriş cümlelerini okurken yaşadıklarım aklıma geldi ve evet belki çözümü bulabilirim diye zevkle okudum yazınızı.
Yeni başlayanlar için ciddi bir sıkıntı bu tahsilat işi ve para konuşmak. İnsan kendi parasını isterken kızarır mı? Oluyor işte…
Ama tecrübeyle öğreneceğiz neyin ne olduğunu bu yazı da o anlarda aklımıza gelirse faydalı olur diye düşünüyorm…
Özgür IŞIK / oztecnic, (#) - 12.12.2008
Yazını okuduğumda bu işi üniversitede yaparkenki halim aklıma geldi. Bugün bile freelance yaptığımız işlerde benzer sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Bugün için farklı olan artık kendimizi daha az ezdiriyoruz.
Bu işe yeni başlayan arkadaşların ellerinden geldiğince yapılacak işi müşteriyle netleştirmelerini ve avans almadan çalışmamalarını tavsiye ederim.
Genel olarak “Bana bir web sitesi lazım kaça yaparsın?” tarzındaki soruların pek sonu hayırlı bitmiyor :) Hatta şu kadara yapan var cümleside arkasından gelirse durmayın ordan kaçın derim :) Sizi çok ilginç olaylar bekliyor emin olun…
Herkes üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yaşıyor. Türkiye’de web tasarımı dendigi zaman ne anlaşılıyor bu çok belirsiz bir durum. Genelin kanısı üniversitelinin yaptıgı, 5 sayfası şu kadara yapılan bir iş şeklinde. Algılamada çok ciddi bir sorun var. Bu da bir kültür sorunu açıkcası… Zamanla aşacağız, umarım :)
yedincisenol, (#) - 21.2.2009
Gayet güzel , değerli bi’paylaşım olmuş.
Çok teşekkürler.
Ayhan ESEN, (#) - 4.3.2009
Muhammed, biraz geç oldu ama gerçekten çok güzel bir yazı olmuş ellerin ve klavyen dert görmesin, hakikaten en zor iş yani bir kişinin diğer bir kişiden para istemesidir, hele bu iş kendi alın terin olsa da :(
Aslına bakarsan şu an bir kaç büyük projem var, bir topluluk sitesi gibi düşünün, ilk başta her üye için aylık ücreti 50 lira gibi planladım, ama sürekli bu projeyi düşündükçe fiyatı kendi kafamda 10 liraya kadar düşürdüm :) kendime ya da projeme olan güvensizliğimden değil, paraya ihtiyacım olduğu bir dönemde ya bunu da kabul etmezlerse diye düşünmek beni karamsarlığa düşürüyor.
Cevahir, (#) - 31.3.2009
Yazınıza http://www.gfxdizayn.com/ üzerinden ulaştım. Piyasada iş yapmakta olan birisi olarak tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.
Muhammet Sevim: Müşteriyle paradan konuşmak… « GfxDizayn, (#) - 9.4.2009
[...] Çok güzel bir yazı! Fazla anlatmaya gerek yok… [...]
mkd, (#) - 1.7.2009
her arkadaşımızın yaşadıkları aynı.. benimde başımdan geçti.. ama üzülüyorum ya.. bu işler hala millette bir “meslek” olarak görülmüyor hala “benim oğlanda yapıyor” da kaldık.. ne kadar dersek diyelim.. para konusunu açmak kadar iğrenç bi durum yok ya ne bileyim müşteri ile para konusmak cok canımı sıkıyor ama avans almadan siteye başlamayacağımı coktan anladım baya bi kazık yiyerek
Yorumunuzu ekleyin
E-posta adresiniz hiçbir zaman yayınlanmayacaktır. Temel HTML metin şekillendirilmesi izinlidir. Sadece bu konuyla ilgili yorum yapmayı unutmayınız. Teşekkürler :)