Olur ya, Wordpress’i büyük bir şirketin web sitesini çevirmek için kullanırsınız da sitenin Wordpress ile oluşturulduğunun görünmemesi gerekir ya hani, böyle durumlar için Wordpress’in yaratıcıları bizlere birkaç çözüm sunmuş aslında. İleriki günlerde Wordpress’i gerçek bir CMS olarak nasıl kullanacağımıza göz atmadan önce gelin kısaca gelin kısaca bu küçük çözümlerden bahsedelim.
devamını okuyunsIFR çıktığı günden beri birçok siteye renk kattı, beğendiğimiz fontların güzelliğini sitemize, onları kullanma özgürlüğünü de biz web tasarımcılarına hediye etti. Öyle ki biz de burada sIFR üzerine yazmış olduğum birden fazla yazıda konuştuk, tartıştık. sIFR’de herşey günlük gülistanlık olsa da, kurulumu zahmetsiz de değil hani. En can sıkan noktası şüphesiz Flash programına ihtiyaç duymak; web sitenizde kullanmak istediğiniz fontun .swf dosyasını oluşturmanın başka yolu ne yazık ki yok. İşte burada yanılıyorum: sifrgenerator.com‘a girdikten sonra font dosyanızı seçiyorsunuz, birkaç adımda sIFR için ihtiyacınız olan .swf dosyasını sistem sizin için oluşturuyor. Tabii ki ücretsiz, hızlı ve gayet basit bir şekilde. Böylece hem ek programa ihtiyaç duyma zahmetinden, hem de Flash ile uğraşmaktan kurtuluyorsunuz.
Türkçe karakterlerin de .swf dosyanıza gömülmesini isterseniz lütfen ilgili soruda tüm karakterlerin gömülmesi seçeneğini seçin. Ne yazık ki şimdilik başka bir yol yok. Ancak geliştirici ile iletişime geçtim bile, bu konuda bir güncelleme yapacağını umuyorum.
devamını okuyunDiyelim ki ‘Hakkında’, ‘Servislerimiz’ ve ‘İletişim’ başlıklı üç sayfanız var ve bu sayfaları sitenizin menüsünde ‘wp_list_pages‘ etiketi yardımıyla listeliyorsunuz. Biliyorsunuz ki bu sayfaları menünüzde listelediğinizden dolayı sayfa içerisinde the_title etiketini kullandığınızda da bu başlıklar görünecek, dolayısıyla ilgili sayfalarda örneğin ‘Firmamız hakkında’, ‘Sunduğumuz servisler’ veya ‘Bizimle iletişime geçin’ türü başlıklar kullanamayacaksınız. Ben de bugün bir tasarıma Wordpress’i giydirirken bunu halledecek bir küçük bir koda ihtiyaç duydum ve Wordpress’in özel alanlar (custom fields’ özelliğini kullanarak oluşturduğum kodu paylaşmak istedim.
devamını okuyunInDesign’da iki nokta arasındaki mesafeyi ölçmek için zaten bir ölçme aleti bulunmakta. Bu işlemi yapmanın diğer kolay bir yolu da rehber çizgileri kullanmak: Yan veya üst bölümdeki cetvellere tıklayarak çalışma alanına doğru iki hat çekin, ve seçme aleti ile (Selection Tool, V) bu ikisini seçin. Bitti bile, açık değilse F8′e basarak bilgi pencereseni açın; eğer hatlarınız yataysa W yazan bölümde iki hattın arasındaki genişlik, dikeyse H yazan yerde de yükseklik mesafesi yer alacaktır. Örnek resmimiz yazının devamında.
devamını okuyunYazıyı okumaya başlamadan önce durun ve üzerinizdeki aksesuarlara bir bakın; kolunuzdaki saatiniz, bileğinizdeki takınız, parmağınızdaki yüzüğünüz. Belki burnunuzdaki piercing, kol kaslarınızı daha da ortaya çıkaran dövme. Belki onlarsız dışarıya çıkamayacağınız, sizi siz yapan bu aksesuarlar, giyim ve stilinizi tamamlayan küçük; fakat önemli unsurlar. Tıpkı web sitelerinden tanıdığımız, sürekli gözümüze çarpan, biryerlerde asılı olarak bize göz kırpan o küçük faviconlar gibi.
devamını okuyunKısa süre önce Michael Dell’den, ve onu liderliğe taşıyan birkaç özelliğinden bahsetmiştim. Mustafa Özel’in ‘Evet, velet Dell henüz 8 yaşındayken 9 yılını aradan çıkarmak istiyordu’ cümlesiyle anlattığı bir felsefesi daha var ki, Dell’in bu günlere şans eseri gelmediğini adeta kanıtlıyor.
devamını okuyunWeb profesyoneli Shaun Inman‘i tanımayan yoktur. Kendisinin adeta gözlerimize hediye ettiği tasarımlarının tümünün altında, hepsine teker teker en iyi şekilde uygulamayı başardığı stili yatıyor (1) (2) (3).
Shaun’u bir yana bırakıp, sevdiğimiz diğer tasarımcılarımıza bakalım. Beğendiğim stilini tasarımlarına sürekli uygulayan Mustafa Gökhan veya tanıdığımız ismiyle {nom}, bugün o güzel stilinden dolayı yazımızın misafirlerinden biri oluyor.
Batı Avrupa ülkelerinden birinde bulundunuz mu hiç? Eğer cevabınız evet ise ikinci sorumuz şöyle; Türkiye’den farklı bulduğunuz, ve bir türlü sevemediğiniz yönü nedir Avrupa’nın? Cevap çok büyük ihtimalle biraz gecikecek, ama tahmin ettiğim gibi olacaktır; ‘Havası’. Bu ülkelerin havası, sürekli kararsız olmakta çok kararlılar. Örneğin şimdi hava durumuna bakıp bugün 31 derecelik açık bir havada kavrulduğumuzu görüp, az birşey sevinirken, hemen yanında duran ve yarının hava durumunu gösteren bölüm gözüme çarpıyor, ve tabii ne yazık ki Türkiye’de olmadığımı hatırlıyorum: sağanak yağışlı, 19 derece.
devamını okuyun- Şu an Dortmund merkez tren istasyonunda tam 50 dakika sonra gelecek olan treni beklemekteyim. Ne dersiniz, belki bu 50 dakikayı iyi şeylere çevirmemiz mümkün olur. Hadi deneyelim. -
devamını okuyun